2010-09-04

Korkunç Kızılderili Kıyımı

İnsanlık tarihinin en büyük soykırımı Avrupalı Hıristiyanlar tarafından Amerika kıt'asında yapılmıştır. Haçlılar yekun olarak 40 milyon kızılderiliyi katl etmişler, onların parlak medeniyetini silip kazımışlardır.


Bu soykırım yapılırken dünyanın nüfusu 500 milyon civarında idi. Yani insanlığın onda birine yakın bir kısmını öldürmüşlerdir.

Batı medeniyeti, asırlar boyunca Afrika zencilerini korkunç ve feci şartlar altında Amerika'ya esir olarak götürmüştür.

İki dünya harbini Batılılar çıkartmış, on milyonlarca insanın ölümüne, yüz milyonlarcasının evsiz, barksız kalmasına, perişan olmasına sebebiyet vermişlerdir.

Bir batı üretimi olan Marksizm yüzünden 80 ile 100 milyon insan ölmüştür.

İkinci dünya savaşından sonra 9-10 milyon sivil Almanı, dolaylı şekilde öldürmüşlerdir.

Bugün de Irak'ta, Afganistan'da kan döküyorlar.

Filistin'e, Filistinlilere ne zulümler yaptıklarını görüyoruz.

Dünyada köleliğin tarihi çok eskidir. Bütün dinler, ideolojiler, sistemler içinde tarih boyunca kölelere en iyi muamelenin yapılmasını sağlayan İslâm olmuştur. Çağımızda artık kölelik yoktur ama gizli kölelik vardır.

Haçlılar ve Siyonistler Müslümanları terörist olarak görüyor ve gösteriyor ama aynaya baksınlar asıl teroristlerin kendileri olduğunu göreceklerdir.

Haçlılar ve Siyonistler, emperyalistler ve misyonerler 19'uncu asrın ikinci yarısından itibaren Osmanlı ülkesindeki Ermenileri devlete karşı kışkırtmışlardır. Bu kışkırtmalar neticesinde "Tebaa-i sâdıkanın" bir kısmı isyankâr olmuştur. Birinci dünya savaşında Rus ordusu Van'ı ele geçirince Osmanlı kimliği taşıyan isyankâr Ermeniler, bu düşman işgal ordusunu kurtarıcı gibi karşılamış ve Müslüman halka kıyım yapmıştır. Bunun üzerine devlet mecburen bir kısım Ermenilerin iç bölgelere sürülmesini uygun görmüştür Bu sürgün esnasında birtakım aşiretler ve çeteler, sürülen Ermenilerin bir kısmına insanlık dışı zulümler yapmıştır.

Yakın tarihimizde zaruri bir Ermeni sürgünü (tehcir, sevkiyat...) olmuştur ama devlet tarafından yapılan bir soykırım olmamıştır.

1919'da emperyalist Yunan devleti İzmir'i işgal etmişti. Şehrin Ortodoks metropoliti Hrisostomos bu işgal ordusunu kurtarıcı gibi karşılamış, dinî bir törenle kutsamıştı (takdis etmişti). Hrisostomos bir Osmanlı vatandaşı idi. Yaptığı vatana ve devlete çok açık bir hıyanetti. 1922'de Türk ordusu İzmir'i geri aldığında, Sakallı Nureddin Paşa'nın gayretkeşliği sonunda Hrisostomos "linç" edildi. Buna hiç lüzum yoktu. Zira, âdil bir mahkeme, düşman ordusunu kutsadığı, devletine hıyanet ettiği için onu zaten idama mahkûm edecekti.

ABD'nin Ermeni meselesini kurcalamasına karşılık olarak Türkiye'nin de Amerika yerlilerinin kıyımı meselesini gündeme getirmesi gerekir. Bu, elbette doğrudan doğruya devlet tarafından yapılacak bir iş değildir. Bir grup Türkiyeli birtakım sivil kuruluşlar bu işi yaparsa, hizmet yerine getirilmiş olur.

Batıda, çeşitli dillerde Kızılderili Kıyımı ve Afrika'dan esir zenci getirme konusunda onbinlerce kitap, ilmî makale, araştırma yayınlanmıştır. Elde yüz binlerce (belki de milyonlarca) tarihî vesika ve şehadet vardır. Bunlara dayanarak çok sağlam ve sahih kitaplar, raporlar yazılabilir.

Türkiye'nin yapacağı bu yayınlar öncelikle İngilizce ile yapılacaktır. Hattâ bunların metinleri ciddî Batılı uzmanlara hazırlattırılacaktır.

Batılı Siyonist ve Haçlıların Ermeni kıyımı iddialarına karşı Kızılderili kıyımı, zencilerin köle olarak kullanılması, ikinci dünya savaşından sonra on milyon sivil Alman'ın öldürülmesi konularındaki çok sağlam iddianamelerin insanlık ve tarih mahkemesine sunulması gerekir.

7 Mart 2010
Mehmet Şevket Eygi


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Bu ay öne çıkanlar