2010-12-19

Mut'a nikâhı ve dinimizdeki hükmü

Mut'a nikâhı ve dinimizdeki hükmü


Mut'a nikâhı; bir erkeğin, evlenmesi haram olmayan bir kadınla, şahitler huzurunda, belirli bir süre içerisinde ve muayyen(belirlenen) bir ücret karşılığında, karı-koca hayatı yaşamak için yaptığı nikâhtır.

Hatta, mut'a nikâhında, müddetin uzun veya kısa, belli veya belirsiz olması da fark etmez. Böyle bir nikâh, Ehl-i Sünnet âlimlerince bâtıldır, hiçbir surette caiz olmaz. Bu şekilde evlenenler, İslâm hukukuna göre, biribirlerine vâris de olamazlar.

İslâm âlimleri, mut'a nikâhının caiz olmayacağına dâir hükmü, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in, Mekke'nin fethi günü ashabına vermiş olduğu kesin emre dayandırmaktadırlar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) burada, ashabına şöyle buyurmuşlardır:

"Ey insanlar! Ben size, kadınlarla mut'a yoluyla evlenmenize izin vermiştim. Ancak Allah Teâlâ mut'a nikahıyla evlenmeyi, kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. Kimin yanında onlardan biri varsa, serbest bıraksın. Onlara verdiklerinizden de hiçbir şeyi geri almayınız." (Müslim, Sahih, Nikâh, 22)

Öte yandan mut'a nikâhı, evlilik müessesesini, kadının izzet ve itibarını zedelediğinden, islâm'ın temel esas ve gayesine de aykırılık taşımaktadır.

Vefeyâtü'l-A'yân isimli eserde, Abbasî halîfelerinden Me'mûn ile devrin Kâdı'l-kudâtı (baş kadısı) bulunan Yahya bin Eksem arasında geçen bir konuşmaya yer verilir. Halîfe Me'mûn, Şam'a yaptığı yolculuk esnasında bir gün, mut'a nikâhının helâl olduğunu ilân ettiriyor Bunu duyan Kadı Yahya Efendi, âyet ve hadislerden deliller ortaya koyarak Me'mûn a şöyle diyor:

"Cenâb-ı Hakk Kuran-ı Kerim'de, 'Muhakkak ki mü'minler felah buldu... (S. Mü'minûn, 1) buyurduktan sonra bunu takip eden diğer âyetlerde, izdivaç için meşru olan iki yolun, nikâh ve teserrî (câriye) olduğunu beyan ederek; bunların dışına çıkanların, İlâhî hudutları tecâvüz etmiş olacağını bildirmiştir. Mut'a nikâhı, bu iki yolun haricindedir; dolayısıyla zinadır! Hatta zina etmemeğe şart koşan kimse, mut'a nikâhı ile aldığı bir kadınla münâsebette bulunduğunda, hanımı kendisinden boş olur. Hz Ali (r.a.)de, 'Resûlüllah (s.a.v.), evvelce mut'aya izin vermişti. Fakat daha sonra, onun yasak ve haram olduğunu i'lân etmemi bana emretti' demiştir. Binâenaleyh sen, zinanın helâl olduğunu i'lân ettiriyorsun!'


Bunun üzerine halîfe Me'mûn, tevbe ve istiğfar ederek, tekrar, mut'a nikâhının haram olduğunun i'lân edilmesini emretmiştir.
Ehl-i Sünnet'e mensup Müslümanlar'ın, günümüzde bir kısım Şia arasında yaygın olan bu gibi gayr-i meşru münâsebetlerden şiddetle kaçınmaları gerekir.

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar