2010-12-19

Nevruz ve Mihrican'a Karşılık Ramazan ve Kurban Bayramları

Nevruz ve Mihrican'a Karşılık Ramazan ve Kurban Bayramları


Nev-rûz, iki kelimeden mürekkep Farsça bir isimdir ve "yeni gün" demektir.
Mart ayının yirmi birinci gününde (rumi takvime göre sekiz mart) güneşin koç burcuna girmesi, eski Türklerde ve Iranlılarda hususi bir gün sayılmış, çeşitli kutlamalar yapılagelmiştir.

İran'ın ateşperest inancından kalma bir hususiyeti olarak nevruz, gitgide dînî hüviyet kazanmıştır. Ve hâlen Şiilikte nevruzun mühim bir yeri vardır. Türklerde ise, İslamiyetle şereflendikten sonra, Ehl-I Sünnete mensup Müslümanlar arasında, bunun yerini dînî bayramlar almıştır.

Zira Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, "Allah Teâlâ size, o İki bayram günlerine (nevruz ve mihricana) karşılık, onlardan daha hayırlı İki bayram gününü (ramazan ve kurban bayramlarını) ihsan etti." buyurmuşlardır.

Böylece Müslümanların, ne 21 Marttaki Nevruz ne de 21 Eylüldeki mihrican kutlamaları (!) ile alâkaları kalmamıştır.

Hâsılı, yılbaşı kutlamaları (!) gibi, bu günlerin de İslâm'da bir yeri ve değeri yoktur. Bilakis dinî bakımdan büyük mahzurları vardır. Zira gayr-i müslimlere ait âdet-an'âne ve merasimlere iştirak ve onları taklitten doğan günahların temizlenmesi ancak cehennem ateşiyle mümkündür.

(İ. Rabbani k.s., Mektûbât 1/266)

O bakımdan mü'minler, bu gibi "kutlamalar"a iştirak şöyle dursun, yapılanları kalben dahi tasvip etmezler.

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar