2011-01-04

Hahamların Organ Ticaret Çetesi

Hahamların Organ Ticaret Çetesi



ABD’li araştırmacı Scheper-Hughes, ticaretin merkez üssü olarak İsrail, Türkiye, Moldova, Güney Afrika ve Brezilya’yı gösterdi ABD’nin New Jersey eyaletinde perşembe günü yapılan tarihî yolsuzluk operasyonunda; kara para aklama, haraç ve organ ticareti suçlamasıyla tutuklanan 44 kişi arasında yer alan “çöpçatan” lakaplı Levy-Izhak Rosenbaum’un İsrail’deki çaresiz insanlardan 10 bin dolara aldığı böbrekleri, ABD’de böbrek sırası bekleyen hastalara 160 bin dolara sattığı ortaya çıktı. Aynı zamanda bir haham olan Rosenbaum’un, böbreklerini veren insanları dinî kavramları kullanarak ikna ettiği öğrenildi. Komşuları ise Ortodoks Yahudi cemaatinin üyesi olan Rosenbaum’un inşaat işinde olduğunu zannediyor. FBI’ın 10 yıllık çalışması sonucu yapılan eş zamanlı operasyonlar, organ nakil uzmanlarına göre eğer ispatlanırsa, bu, ABD’deki belgelenmiş ilk organ nakli ticareti davası olacak.

BİR NUMARALI ADAM ROSENBAUM
10 yıldır Brooklyn bağlantılı organ nakli ağının izini süren California Üniversitesi Antropoloji Profesörü Nancy Scheper-Hughes, İsrail’deki kaynaklarının Rosenbaum için “ABD’deki bir numaralı adam” dediklerini söylüyor. Araştırmalarında İsrailler için İsrail, Güney Afrika, Türkiye ve diğer ülkelerde yüzlerce yasa dışı organ nakli vakasını ortaya çıkarttığını söyleyen Hughes, satıcıların da Moldova ya da Brezilya gibi fakir ülkelerden temin edildiğini söyledi. 2003 ve 2004 yıllarında Brezilya ve Güney Afrika’da 17 kişi uluslararası organ nakli ticaretine karıştıkları şüphesiyle tutuklanmıştı. Araştırmacılar, tıbbi muayaneleri yapılan Brezilyalıların Güney Afrika’ya gönderilerek orada böbreklerinin alındığını söylüyor. Harvard Üniversitesi’nden cerrah Dr. Francis Delmonica ise dünyanın birçok yerinde organ ticareti olduğunu, böbrek nakillerinin yüzde 10′unun -her yıl beş ila altı bin- yasa dışı yollarla yapıldığını söyledi. Delmonica’ya göre ticaretin en sıcak noktaları Pakistan, Filipinler ve Çin. Bazı organların bu ülkelerde idam edilen mahkûmlardan alındığı da iddialar arasında.

İSRAİL’Lİ HASTA TÜRKİYE’YE GELİYOR
Organ nakli ticaretinde Türkiye ile İsrail arasında yoğun bir trafik olduğu biliniyor. Türkiye’de organ kaçakçılığı denince akla ilk gelen isim olan Doktor Yusuf Erçin Sönmez’in yolu her zaman İsrailli hastalarla kesişti. Organ kaçakçılığı ve yasa dışı organ nakli yapmak suçlarından beş kez yakalanan ve hapis cezası alan Sönmez’in ortağı da bir İsrailli idi. Sönmez’in yakalandığı baskınlarda, nakil yaptığı kişilerin İsrailli zengin hastalar olması dikkat çekmişti. En son 2007′de organ nakli yaptığı sırada yakalanan Sönmez’in daha önce mühürlenen hastanesine baskın yapan polisler, Filistinli bir genç kadından alınan böbreğin 68 yaşındaki bir hastaya nakledildiğini görmüştü. 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Sönmez ile İsrailli ortağı doktor Zaki Shapira, yargılandıkları ilk duruşmada tahliye edildi. Sönmez, mahkemedeki savunmasında, durumu kritik olan hastaları, tamamen meslek ahlâkı gereği ameliyat ettiğini söylemişti. Doktor Sönmez’le 15 yıldır arkadaş olduklarını belirten Shapira ise mahkemeye verdiği ifadede, bazı kritik durumda olan İsrailli hastaları tedavi etmesi için Türkiye’ye yönlendirdiğini iddialarını doğrulamıştı.

DEŞİFRE:  2. ve 3. dünya ülkelerinin kliniklerinde şöyle uygulamalar vardır. Bu kliniklerin sahibi Yahudilerdir. Bu ülkelerdeki insanlara BEDAVA chek-up ve tahliller yapılmaktadır. Chek-up yapılan insanların tüm sağlık bilgileri bilgisayarlara yüklenerek bir merkezde toplanmaktadır. İsrailli organ mafyaları bu bilgisayarlardaki bilgileri takip etmektedirler. Örneğin dünyanın herhangi bir yerinde bir Yahudi’ye bir organ lazım. Böbrek, karaciğer vs. Toplanan verilere bakılarak kiminki uyuyorsa, artık o insanın hayatı tehlikede demektir. Artık onun başına bir trafik kazası mı gelir veya başka bir şey mi bilinmez. Bir şekilde organ o kişiden alınır ve yerini bulur.

(www.netpano.com, Temmuz 2009)

-----

Amerikan ve Yahudi güdümlü medyamızın sürekli olarak insanlarımızı organ bağışına sevketmelerinin acaba başka bir "arka planı" olabilir mi?

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar