2013-10-15

Osmanlı hekimlerinin yüksek ahlâkı

osmanlı hekimleri
osmanlı hekimleri

Sultan İkinci Mahmud devrinde İstanbul'a gelip yıllarca ülkemizde tedkikler yapmış olan Doktor Brayer 1836'da yayınlanan eserinde diyor ki:

• Herhangi bir Türk hekimine muayene için gelen hasta çok da olsa, toplanan para gayet az olur: Çünkü bu hastaların dörtte üçü fakir tabakadan olduğu için hekim onlardan hiçbir ücret istemez. Hastalar para vermeden çıkıp gider.

• Para verenlerin birçokları da orta tabakaya mensup oldukları için pek az bir şey verirler. Meselâ bir gün ayağından kan aldıran bir Harem ağası masanın üstünde altı para bırakıp gitmiştir.

2013-10-13

Akademi Dergisi ücretli oldu. Sadece aboneler sitemizi görebilecek. Akademi (e-Dergi)'ye nasıl abone olacaksınız?

Akademi Dergisi ücretli oldu. Sadece aboneler sitemizi görebilecek. Akademi (e-Dergi)'ye nasıl abone olacaksınız?

Akademi Dergisi, e-abonelik sistemiyle şimdiye kadar olduğundan da daha kaliteli bir şekilde ve daha da kurumsal bir vizyonla yayınına devam edecek. Akademi Dergisi'nde (www.AkademiDergisi.com'da) yayımlanan gerek yazılı, gerekse sesli ve görüntülü içeriğin başka site ve sosyal medya sayfalarında paylaşılmasına KESİNLİKLE müsaade edilmeyecek ve bunu ihlal edenlere telif hakkı ihlali gerekçesi ile ilgili yasa gereği dava açılacak. 

Akademi'nin paylaşımları başka hiçbir yerde bulunamayacak. Akademi Dergisi sadece abonelerinin takip edebileceği bir dergi olacak. Uzun yıllar yayınına devam edecek olan Akademi Dergisi, bundan sonra hiçbir zaman ücretsiz olmayacak. Daima abonelik sistemi ile yayında olacak.

Ayrıntılar, e-abonelik şartları ve abonelik için online ödemeler hakkında buraya tıklayınız.

2013-10-11

Gerçekten bağımsız bir devlet miyiz? 1949'dan beri eğitim müfredatımızı bile ABD hazırlıyor. (Fulbright Eğitim Komisyonu)

Fulbright Eğitim Komisyonu
Fulbright Eğitim Komisyonu



'27 Aralık 1949 tarihinde, yani İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı döneminde,

Türk çocuklarının eğitimi resmen Amerikalılara teslim edildi.

ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu.

Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonu idi.

Sekiz üyeden dördü Amerikalı, dördü de Türk'tü.

Bu Komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemekti. Gençler bir ulusun geleceği demek değil midir? Türk ulusunun geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu.

Bu kadarla kalsa neyse, komisyon herhangi bir konuda karar verirken oylar 4 evet, 4 hayır çıkarsa ne olacaktı? Çözüme bakınız; O tarihte Ankara'da bulunan Amerikan Büyükelçisinin vereceği oy, belirleyici olacaktı.

Çok açık değil mi, Türk gençlerinin ne tür bir eğitimden geçeceği, derslerde hangi konuları ne tür boyutlarda öğreneceği, Amerikalılara bırakılmıştı. Bu tür bir uygulamayı, ancak sömürge ülkelerinde görebilirsiniz.

Daha acısını söyleyeyim;

O tarihten günümüze kadar olan süreçte kurulan Atatürkçü hükümetlerin hiçbirisi, bu anlaşmayı ortadan kaldırmayı düşünmedi.

27 Mayıs 1960 İhtilalini yapanlar, kendilerini 'devrimci' olarak niteleyenler, Fulbright Eğitim Komisyonu'nu ortadan kaldırmadılar!

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar